Deizm ve Agnostizme Reddiye
200.00 ₺
Bu çalışmada, Ehl-i Sünnet ışığında ilâhî sıfatlar ve imânın mahiyeti üzerinde durulacak, yeterli düzeyde dini alt yapıyı oluşturacak bilgilerin edinilememiş olması, İslâm dışı odakların yönlendirmesi ve özellikle de sorumluluktan kaçıp kişinin alabildiğince hevâ ve hevesinin kölesi olmuş, mutluluğun kazanılması için temel ölçüt olarak sadece hazlarının tatminini öngören hedonist bir yaşam isteği neticesinde, gençlerimiz arasında gittikçe artan, ateist, deist nitelikli agnostik söylemlerin, ahlâkî erdemler ve saâdetle çeliştiği kadar, İslâm’ın tabiatına ne kadar aykırı düştüğü ortaya konulacaktır…
| ISBN | : | 978-605-5434-61-8 |
|
Ebat
|
: | 12.5×19.5 |
|
Kağıt Cinsi
|
: |
Enzo
|
|
Ağırlık
|
: | 270 gr |
|
Sayfa Sayısı
|
: | 192 |
Bu çalışmada, Ehl-i Sünnet ışığında ilâhî sıfatlar ve imânın mahiyeti üzerinde durulacak, yeterli düzeyde dini alt yapıyı oluşturacak bilgilerin edinilememiş olması, İslâm dışı odakların yönlendirmesi ve özellikle de sorumluluktan kaçıp kişinin alabildiğince hevâ ve hevesinin kölesi olmuş, mutluluğun kazanılması için temel ölçüt olarak sadece hazlarının tatminini öngören hedonist bir yaşam isteği
neticesinde, gençlerimiz arasında gittikçe artan, ateist, deist nitelikli agnostik söylemlerin, ahlâkî erdemler ve saâdetle çeliştiği kadar, İslâm’ın tabiatına ne kadar aykırı düştüğü ortaya konulacaktır. Nitekim kelime olarak saâdet, hem bereketi, hem de hakikî iyi, güzel ve hayırlı olana ulaşmayı kapsayan gerçek mutluluğu ifade eder.
Amacımız, bir Müslüman için, inanç açısından bağlayıcı noktaları ortaya koymaktır. Bu sebeple çalışmamız, bir takım âyet ve sahih sünnete dayalı nasslar ile hareket edecektir. Hıristiyanlık ve Yahudilikten farklı olarak, İslâm dini tahrif olmadığı için, onun ortaya koyduğu esaslar, fıtrata ve akl-ı selîme uygun olmasının yanı sıra, doğruluğu kesin kanıtlanmış ilmî delillerle tarih boyunca hiçbir zaman çelişmemiştir. Bu nedenle, dinî verileri incelerken, okuyucuyu, samimi olmaya ve vicdânının sesini dinlemeye davet ediyorum. Çünkü sağlıklı düşünceye sahip ve İslâmîyet adına doğru kaynaklardan beslenmiş bir kişinin, ateist, deist veya agnostik olması için hiçbir haklı gerekçe göstermesi mümkün değildir. Unutmamalıdır ki tevbe edebiliyor olmak, insanın, doğuştan sahip olduğu temiz fıtratının ve vicdânın hâlâ aslî yapısından uzaklaşmadığını, kalbinin mühürlenmediğini gösteren, son derece önemli bir lütf-u ilâhîdir.

Yorumlar
Henüz değerlendirme yapılmadı.